
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizli değerlendirme raporunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela politikasında kritik bir kırılmaya yol açtığı öne sürüldü.
HESAPLARI BOZAN RAPOR
ABD basınından Wall Street Journal’ın özel haberini doğrulayan ve konu hakkında bilgilendirilen iki ayrı kaynağa göre, raporda Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun iktidardan düşmesi halinde ülkede istikrarı sağlayabilecek en güçlü aktörlerin, Maduro’ya sadık üst düzey isimler olduğu sonucuna varıldı.
‘EN KİLİT FİGÜR’
Söz konusu gizli CIA analizinde, özellikle Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’in öne çıktığı, Maduro sonrası senaryoda devlet aygıtını ayakta tutabilecek en kilit figürlerden biri olarak değerlendirildiği belirtildi. Kaynaklar, raporun bu yönüyle Washington’daki geleneksel “muhalefeti destekleme” yaklaşımından belirgin şekilde ayrıldığını ifade etti.
‘GİZLİLİK ŞARTIYLA KONUŞTULAR’
Gizlilik şartıyla konuşan yetkililer, raporun doğrudan Başkan Trump’a sunulduğunu ve yalnızca sınırlı sayıda üst düzey ulusal güvenlik yetkilisiyle paylaşıldığını aktardı. Değerlendirmenin, Trump yönetiminin Venezuela konusunda aldığı son kararlar üzerinde belirleyici rol oynadığı vurgulandı.
İddiaya göre, CIA raporu Trump’ın, uzun süredir ABD tarafından desteklenen muhalefet lideri María Corina Machado yerine, Maduro’nun devlet içindeki en güçlü isimlerinden biri olan Delcy Rodriguez’e yönelmesinin temel gerekçelerinden biri oldu.
Washington’un, Venezuela’da ani bir iktidar değişikliğinin kaos yaratabileceği ve bunun ABD çıkarlarına zarar verebileceği değerlendirmesiyle daha “kontrollü bir geçiş” senaryosunu masaya aldığı öne sürüldü.
BEYAZ SARAY YORUMSUZ
Beyaz Saray ise söz konusu iddiaları doğrulamaktan kaçındı. Yönetim, CIA raporunun içeriğine ya da Trump’ın karar sürecine ilişkin ayrıntılar hakkında resmi teyit vermedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, konuya ilişkin soruya verdiği yazılı yanıtta, Trump’ın dünya genelindeki iç siyasi dengeler hakkında düzenli olarak bilgilendirildiğini belirtti. Leavitt, “Başkan ve ulusal güvenlik ekibi, Venezuela’nın nihayetinde Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarıyla uyumlu hale gelmesini ve Venezuela halkı için daha iyi bir ülkeye dönüşmesini sağlamak amacıyla gerçekçi kararlar almaktadır” ifadelerini kullandı.
Washington kulislerinde yankı uyandıran bu değerlendirme, ABD’nin yıllardır Maduro karşıtı muhalefet üzerinden yürüttüğü Venezuela politikasında sessiz ama köklü bir yön değişikliğine gidip gitmediği sorusunu da beraberinde getirdi.
NE OLMUŞTU?
Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı NicolasMaduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini,Maduroile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi deMadurove eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu,Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.
Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.
Öte yandan ABD'nin Maduro'ya karşı düzenlendiği operasyonun tarihine de dikkat çekilerek Washington’ın 1989’daki Panama işgali hatırlatılmıştı. 27 bin asker ile yapılan operasyonda “uyuşturucu kaçakçılığı” ile suçlanan Panama Devlet Başkanı Manuel Noriega tarihte başka bir örneği olmayan şekilde ABD’ye götürülüp yargılanarak hapse atılmıştı.
.png)
1 gün önce
26














