
MİLLİYET.COM.TR / Dünyada petrol arzının arttığı bir dönemde Venezuela, enerji piyasaları için ikincil bir başlık gibi görülse de sahip olduğu devasa yeraltı kaynakları ve jeopolitik konumu nedeniyle küresel güç mücadelesinin merkezinde yer alıyor. ABD’nin askeri müdahalesiyle birlikte ülke, petrolün ve stratejik madenlerin küresel siyasette hala belirleyici olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Caracas’tan gelen görüntüler dünya kamuoyuna yabancı değildi. Boş sokaklarda zırhlı araçlar, ABD tarafından gözaltına alınan bir devlet başkanı ve Washington’dan gelen “operasyon tamamlandı” açıklaması; ABD Başkanı Donald Trump’ın, olası bir direniş durumunda “ikinci ve daha büyük bir dalga” uyarısı yapması ise tansiyonu daha da yükseltti.
LATİN AMERİKA SINIRLARINI AŞAN ETKİ
ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in alıkonulması, Latin Amerika sınırlarını aşan bir etki yarattı. Petrol piyasaları bu gelişmeye sakin tepki verdi. Ancak Orta Doğu, Kuzey Afrika ve küresel enerji dengeleri açısından tablo çok daha karmaşık.
VENEZUELA’YI BU KADAR CAZİP KILAN NEDİR?
Venezuela’yı bu kadar cazip kılan temel unsur, dünyanın en zengin yeraltı kaynak tabanlarından birine sahip olması. Ülke, stratejik bölgelerde yoğunlaşmış devasa petrol, doğalgaz ve maden rezervleriyle dikkat çekiyor.
Venezuela’nın sahip olduğu başlıca kaynaklar şöyle:
- Petrol: 303 milyar varil
- Doğalgaz: 201 trilyon metreküp
- Altın: 8.900 ton
- Demir cevheri: 14.000 ton
- Boksit: 320 milyon ton
- Nikel: 28,9 milyon ton
Özellikle petrol rezervleri açısından Venezuela, yaklaşık 267 milyar varil rezerve sahip Suudi Arabistan’ı geride bırakarak dünya lideri konumunda bulunuyor.
ZENGİNLİK VAR, ÜRETİM YOK
Ancak rezerv büyüklüğü, üretim kapasitesiyle örtüşmüyor. OPEC verilerine göre Venezuela, Kasım ayında günde 934 bin varil petrol üretti. Bu miktar, küresel petrol talebinin yüzde 1’inden bile az. Oysa ülke, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında günde 3 milyon varilin üzerinde üretim yapıyordu.
Üretimdeki düşüş, Hugo Chavez döneminde başladı, Nicolas Maduro döneminde hızlandı. Ocak 2019’da ABD’nin, Maduro’nun ikinci başkanlık dönemine yönelik ağır yaptırımları devreye sokmasıyla süreç daha da derinleşti.
ABD yaptırımları, Venezuela yönetiminin en kritik gelir kaynağı olan petrol gelirini hedef aldı. Özellikle “petrol karşılığı borç” takaslarının engellenmesi, ekonomide sert bir kırılmaya yol açtı. Ardından, devlet petrol şirketi PDVSA ile yapılan tüm işlemler yasaklandı ve şirketle ticaret yapan yabancı kuruluşlara ikincil yaptırım tehdidi getirildi.
Bu adımlar, Hindistan ve Avrupa Birliği gibi Venezuela’nın son kalan büyük pazarlarına ihracatı durdururken, ağır ham petrolün işlenmesi için gerekli kimyasalların ithalatını da fiilen engelledi.

8 MİLYON VENEZUELALI ÜLKEYİ TERK ETTİ
Petrol gelirinden mahrum kalan yönetim, döviz ihtiyacını merkez bankasının para basmasıyla karşılamaya çalıştı. Bu durum, ülkede hiperenflasyonu tetikledi. Maaşlar ve birikimler hızla erirken, ortaya çıkan insani kriz 2019’dan itibaren yaklaşık 8 milyon Venezuelalının ülkeyi terk etmesine yol açtı.
‘ÇÖKÜŞ YAPTIRIMLARDAN ÖNCE BAŞLADI’
Enerji danışmanlık şirketi Crystol Energy’nin CEO’su Carole Nakhle’a göre, sektör yaptırımlardan çok önce çökmüştü. Nakhle “Venezuela petrol sektörünün çöküşü yaptırımlardan önce başladı. Kötü yönetim, siyasallaşma ve yatırım eksikliği sektörü zayıflattı. Yaptırımlar ise bu süreci hızlandırdı” değerlendirmesinde bulundu.
PİYASALAR NEDEN SAKİN?
ABD’nin askeri müdahalesine rağmen petrol fiyatları geriledi. Brent petrol 60 dolar, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 58 doların altını gördü. Uzmanlara göre bu sakinliğin temel nedeni küresel arz fazlası.
Brezilya, Guyana, Arjantin ve ABD’den piyasaya yeni petrol girerken, OPEC+ gönüllü üretim kesintilerini geri almaya başladı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre 2026 yılında arz, talebi günlük 2 milyon varil aşabilir.
Bu durum, ABD müdahalesinin kısa vadede “piyasayı bozmayan” bir hamle gibi algılanmasına yol açtı. Ancak uzun vadede tablo farklı.
‘ASIL MESELE PETROLÜN TÜRÜ’
Venezuela’nın önemi yalnızca miktardan değil, petrolün niteliğinden kaynaklanıyor. Ülkenin petrolü büyük ölçüde ağır ham petrol sınıfında. ABD’nin Meksika Körfezi kıyısındaki birçok rafineri, tarihsel olarak bu tür petrolü işlemek üzere inşa edildi.
ABD, dünyanın en büyük petrol üreticisi olmasına rağmen hâlâ ciddi miktarda ham petrol ithal ediyor. İthalatın yaklaşık yüzde 70’i ağır petrol ve bunun yüzde 60’ı Kanada’dan geliyor.
Uzmanlara göre Venezuela, bu noktada ABD enerji sistemine yeniden entegre edilebilir. Ancak bunun kısa vadede mümkün olmadığı belirtiliyor.
ORTA DOĞU İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Suudi Arabistan ve Irak gibi büyük üreticiler açısından Venezuela’nın kısa vadede ciddi bir tehdit oluşturması beklenmiyor. Üretim kapasitesi, Orta Doğu ülkeleriyle rekabet edecek seviyede değil.
Ancak uzmanlara göre asıl risk, ABD’nin bu müdahaleyle yarattığı emsal. Irak ve Libya örneklerinde olduğu gibi, dış müdahalelerin uzun vadeli istikrarsızlık üretme ihtimali Venezuela için de gündemde. Enerji uzmanları, petrol arzından çok siyasi belirsizliğin risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.
‘PETRODOLARIN SONU’
Washington, operasyonun yalnızca enerjiyle ilgili olmadığını savunuyor. Çin’in nadir toprak elementlerinde küresel hâkimiyeti, Venezuela’daki madencilik faaliyetleri, İran’ın insansız hava aracı tesisleri ve Rus askeri varlığı, ABD’nin güvenlik değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklar arasında.
Ayrıca Venezuela’nın petrol ticaretinde dolar dışı para birimlerine yönelmesi ve BRICS ülkeleriyle yakınlaşması da dikkatle izleniyor. Ancak uzmanlar, bu durumun “petrodoların sonu” olarak yorumlanmasının abartılı olduğu görüşünde.
‘BELİRSİZ BİR GELECEK’
ABD yönetimi, Amerikan şirketlerinin Venezuela’nın petrol sektörünü yeniden inşa edeceğini söylüyor. Ancak Irak ve Libya deneyimleri, rejim değişikliğinin otomatik olarak ekonomik toparlanma getirmediğini gösteriyor.
Venezuela’nın devasa petrol ve maden rezervleri hala yerin altında. Bu zenginliğin ülkeye istikrar mı getireceği, yoksa küresel güç mücadelesinde yeni bir çatışma alanı mı yaratacağı ise henüz net değil.

.png)
23 saat önce
29













