SON DAKİKA HABERLER: Kendi askerlerine güvenmedi mi? İşte Maduro’nun 32 kayıp veren Kübalı koruma ekibi: 'Kara Eşek Arıları'

1 gün önce 28
 

MİLLİYET.COM.TR / ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarında hayatını kaybeden Kübalı asker ve polisler, uzun süredir merak edilen kritik bir soruyu yeniden gündeme taşıdı: Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun güvenliği neden kendi ordusu ve polisi yerine Küba’dan gelen askerler ve polisler tarafından sağlanıyor?

‘HAVANA’YA BAĞIMLI’

New York Times’ın analizine göre, ABD’nin hafta sonu Venezuela’ya düzenlediği askeri saldırılarda ölen 80 kişiden en az 32’sinin Küba Silahlı Kuvvetleri’ne veya Küba İçişleri Bakanlığı’na bağlı asker ve polisler olduğu Küba hükümeti tarafından resmen açıklandı. Uzmanlara göre bu tablo, Maduro yönetiminin güvenlik konusunda ne denli Havana’ya bağımlı hale geldiğini gözler önüne serdi.

‘KORUMA ÇEMBERİ DAĞITILDI’

Saldırılar Venezuela’da düzenlendi ve Maduro’nun etrafındaki koruma çemberi büyük ölçüde dağıtıldı. Ancak New York Times’a göre operasyonun en ağır sonuçlarından biri, doğrudan Küba’da hissedildi. Kübalı asker ve polislerin verdiği yüksek kayıp, iki ülke arasındaki askeri ve güvenlik iş birliğinin derinliğini ortaya koydu.

‘KARA EŞEK ARILARI’

Maduro’yu korumakla görevli askerlerin çoğu “Kara Eşek Arıları” adlı tugayın mensubuydu. Bu tugay, Küba Devrimci Silah Kuvvetleri’nin en elit askeri tugayı olarak biliniyor. 1986 yılında kurulan birlik, yüksek riskli görevler için kuruldu ve kamuflajlı kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Düzenli olarak tatbikat yapan birlik, Rus yapımı silahlar kullanıyor ve gizliliğe önem veriyor.

'3 NEDENİ VAR'

Maduro’nun güvenliği için Venezuela ordusu yerine Kara Eşek Arıları’nı tercih etmesinin temel nedeni, kendi güvenlik güçlerine duyduğu güvensizlikti. ABD kaynaklı analizlere göre Maduro, ordu ve polis içinde olası bir darbe ya da ihanet riskinden endişe ederken, Kübalı askerleri hem kişisel koruma hem de iç denetim unsuru olarak kullandı.

Yabancı ve ideolojik olarak kendisine bağlı bu gücün, yerel muhalefetle ya da dış aktörlerle iş birliği yapma ihtimalinin daha düşük olduğu değerlendirildi. Küba açısından ise Maduro’nun iktidarda kalması, petrol desteği nedeniyle stratejik önem taşıyordu. Bu nedenle Havana yönetimi, en seçkin birliği olan Kara Eşek Arıları’nı Maduro hükümetini korunması için görevlendirdi.

Kübalı askerlerin operasyonlarda elektronik cihaz taşımadığı, bu sayede dijital takipten kaçınıldığı belirtilirken, yüksek gizlilik disiplini ve özel harekat tecrübeleri de tercih edilmelerinde etkili oldu. Uzmanlara göre Maduro, olası bir ABD müdahalesine karşı ancak bu düzeyde elit bir gücün caydırıcı olabileceğine inanıyordu.

Ancak Kara Eşek Arıları bile başkent Caracas’a ve Maduro’ya yönelik saldırıyı engellemekte başarılı olamadı.

'KÜBA'YA YÖNELDİ'

New York Times’ın aktardığına göre, ABD’nin Karayipler’de askeri varlığını artırdığı dönemde Nicolas Maduro, Venezuela ordusu ve polis teşkilatı içinde kime güvenebileceğinden emin değildi. Bu güvensizlik, onu disiplinli ve merkezi kontrolü güçlü bir güvenlik sistemiyle bilinen Küba’ya yöneltti.

Haberde, Küba’nın asker ve polislerinin güvenlik ve karşı istihbarat konusunda son derece deneyimli olduğu, ancak ABD ordusunun doğrudan askeri gücü karşısında yetersiz kaldığı vurgulandı.

'KÜBA’NIN VENEZUELA’DAKİ ASKERİ VARLIĞI 20 YILI AŞIYOR'

New York Times’a göre Küba’nın Venezuela’daki askeri ve polis varlığı 2000’li yılların başına uzanıyor. 2002 yılında dönemin Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chávez’in kısa süreli bir darbeyle devrilmesinin ardından Chávez, doğrudan Küba’dan yardım istedi. Bunun üzerine Havana yönetimi, Venezuela’ya askeri istihbarat subayları, polis unsurları ve çeşitli güvenlik destekleri gönderdi. Amaç açıktı: Sosyalist müttefik bir rejimin ayakta kalmasını sağlamak.

Analizde de vurgulandığı gibi, Küba yönetimi bu konuda son derece deneyimliydi. 1959 devriminden bu yana Küba, ABD ve CIA dahil olmak üzere çok sayıda girişimi bertaraf etmiş; asker, polis ve istihbarat yapılarını iktidarı korumaya göre şekillendirmişti.

‘KİŞİSEL BAĞDAN DEVLET POLİTİKASINA DÖNÜŞTÜ’

Eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi ve Florida Üniversitesi öğretim üyesi Frank O. Mora, New York Times’a yaptığı değerlendirmede ilişkinin boyutunu şu sözlerle anlattı:

Alıntı Metni

PETROL KARŞILIĞI ASKER VE POLİS DESTEĞİ

Küba, Venezuela’ya on binlerce doktor, hemşire, spor eğitmeni ve danışman gönderirken karşılığında indirimli petrol aldı. Ancak New York Times’a göre, Maduro’nun kişisel koruma biriminde görev yapan Kübalı asker ve polislerin bu anlaşmaların resmi bir parçası olup olmadığı hiçbir zaman açıkça belirtilmedi.

Venezuela’daki petrol üretimi düştükçe ülkedeki Kübalı doktor sayısı azalırken, asker ve polis varlığının büyük ölçüde devam ettiği ifade edildi.

Küba uzmanı William LeoGrande, New York Times’a yaptığı açıklamada “Venezuela, Küba’nın Latin Amerika’daki en önemli müttefikiydi. Petrol karşılığı sağlık hizmeti ilişkisi bu ittifakın temelini oluşturdu. Venezuela’nın iç güvenliğinin Kübalı asker ve polisler tarafından sağlanması bu çerçevede mantıklı” değerlendirmesinde bulundu.

MADURO’NUN KÜBA İLE BAĞLARI DAHA DA DERİN

Öte yandan analizde, 2013’te Hugo Chávez’in ölümünün ardından göreve gelen Nicolas Maduro’nun Küba ile bağlarının selefinden daha güçlü olduğuna dikkat çekti. Gençliğinde Venezuela’da otobüs şoförlüğü yapan Maduro, sendikal eğitim için Küba’ya gitti ve Komünist Parti’ye bağlı Ñico López Okulu’nda eğitim aldı.

Küba araştırmacısı Maria C. Werlau’ya göre, Kübalı asker ve polisler Venezuela’daki birçok bakanlıkta ve ulusal petrol şirketinde görev aldı. Werlau, “Küba, Venezuela’nın askeri karşı istihbaratını, Ulusal Muhafızlarını, polis teşkilatını ve silahlı kuvvetlerini eğitti” dedi.

‘20 BİN KİŞİYLE MADURO’YU AYAKTA TUTUYORLAR’

New York Times’a göre, Nicolas Maduro’nun kişisel koruma ekibinde yaklaşık 140 Kübalı asker ve polis bulunuyordu. Ancak Werlau, Küba hükümetinin açıkladığı ölü sayısına temkinli yaklaşılması gerektiğini belirtti. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun sosyal medyada yaptığı paylaşımda, saldırılarda 85 Kübalının hayatını kaybettiğini öne sürdüğü hatırlatıldı.

Trump’ın ilk başkanlık döneminde Ulusal Güvenlik Danışmanı John R. Bolton, Küba’nın Venezuela’da “20 bin kişiyle Maduro’yu ayakta tuttuğunu” iddia etmişti. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez ise bu iddiayı reddederek Bolton’ı “patolojik yalancı” olarak nitelemişti. Uzmanlar, rakamların abartılı olduğunu ancak Kübalı asker ve polislerin Venezuela’daki varlığının tartışmasız olduğunu vurguladı.

‘ÇOK AĞIR BEDEL ÖDEDİLER’

Küba hükümeti, pazar gecesi yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden 32 kişinin Küba İçişleri Bakanlığı ve Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan asker ve polisler olduğunu duyurdu. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Alıntı Metni

Ancak Maria C. Werlau, New York Times’a yaptığı değerlendirmede çok daha sert konuşarak“Başarısız oldular. Maduro’yu yeterince iyi koruyamadılar. Çok ağır bir bedel ödediler" dedi.

‘BİR İLK DEĞİL’

Son olarak New York Times’ın analizinde bunun bir ilk olmadığına da dikkat çekilerek “Küba, 1970’lerde Angola’nın ilk başkanı Agostinho Neto’yu korumak için de benzer bir yardımda bulunmuştu. Ayrıca, eski Şili Başkanı Salvador Allende’nin kişisel korumalarnı da eğitmeye yardımcı olmuşlardı.

NE OLMUŞTU?

Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı NicolasMaduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini,Maduroile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi deMadurove eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu,Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.

Öte yandan ABD'nin Maduro'ya karşı düzenlendiği operasyonun tarihine de dikkat çekilerek Washington’ın 1989’daki Panama işgali hatırlatılmıştı. 27 bin asker ile yapılan operasyonda “uyuşturucu kaçakçılığı” ile suçlanan Panama Devlet Başkanı Manuel Noriega tarihte başka bir örneği olmayan şekilde ABD’ye götürülüp yargılanarak hapse atılmıştı.

İngiliz basını korkutan senaryoyu yazdı! '5 ülke diken üstünde' Maduro, 93 yaşındaki yargıcın karşısında! Dünya nefesini tutarak izledi: 'Şeytani tesadüf'
Haberin tamamını kaynağından oku..